Sülük Tedavisi

suluk tedavisi

Sülük Tedavisi

Hadis-i şerifte şifa kaynağı olarak gösterilen ve batı literatüründe de yerini alan sülükle tedavi (hirudoterapi), bir çok hastalığın tedavisinde mucizevi sonuçlar veriyor. Varisten diyabetik yaralara, yüz felcine kadar bir çok hastalık için faydalı
“Hayvanların doktoru” olarak veya Anadolu’da “kara hekim” ve yine Tatar Türklerinde “dualı hayvan” gibi isimlerle anılan tıbbi sülük, eski İngilizce’deki “leace”, yani “tabip” kelimesinden de türetilerek Hirudoterapi veya Leech Therapy olarak batı literatüründe yerini almış ve son 50 yılda pek çok araştırmaya konu edilmiştir. Alman Sağlık Kanunu’nun 2. ve 4. maddelerine göre tıbbi sülük “hazır bir ilaç” olarak kabul edilmiş olup, pek çok hastalığın tedavisinde mucizevi sonuçlar veren bir sağlık enstrümanı olarak aktif bir şekilde kullanılmaktadır.

VÜCUDA İLAÇ ENJEKTE EDİYOR
sülüğün bizim enjektöre çektiğimiz muhtelif ilaçlardan tek farkı, bu ilaçların bizim tarafımızdan değil, bu canlının bizzat kendi ağzından verilmesidir. Ayrıca ortasındaki kanalda “ilaç olarak tanımlanan” ve içinde 105 civarında bioaktif madde bulunan bir salgı biriktirmektedir. Bu canlıyı ilaç haline dönüştüren özelliği işte bu biriktirdiği salgıda bulunmaktadır. Dolayısıyla halk arasında bilinenin tersine tıbbi sülük; sadece kan emen bir canlı değil, insan vücudunda pek çok etkide bulunan bu salgıyı bir ilaç olarak yapıştığı yerden kan dolaşımına aktaran bir canlıdır. Bu kadar etkili maddeyi hem de hiçbir yan etki oluşturmaksızın, tamamen doğal bir terkiple pek çok hastalıkta kullanılan bir uygulama olan hirudoterapi, yeniden değeri anlaşılmış bir tedavi metodudur.

HANGİ HASTALIKLARDA KULLANILIYOR?
Sülük tedavisinin çok başarılı olduğu sayısız hastalık vardır. Bunların bir kısmını başlıklar halinde sıralayalım: -Varisler, venöz yetmezlikler. -Diyabetik ayak yaraları, damar tıkanıklıkları. -Fibromialji, kas yaralanmaları, tendinitler. -Romatoid artrit, ankilozan spondilit gibi romatizmal hastalıklar. -Diz kireçlenmeleri ve diğer eklem kireçlenmeleri. -Bazı göz hastalıkları (Üveit, Behçet hastalığı, Makulopatiler, Sarı nokta, Diabetik retinopati, Hipertansif retinopati, Retinitis pigmentoza, Optik atrofi ve göz sinir zedelenmeleri). -Muhtelif kalp ve damar hastalıkları. -Migren, kulak çınlamaları. -Nörodejenaratif sinir sistemi hastalıkları (Epilepsi, otistik çocuklar, MS denilen multipl skleroz, motor nöron hastalıkları). -Yüz felci ve diğer felçler.

DİKKAT! BİR SÜLÜK SADECE BİR DEFA KULLANILIR
Aslında tıbbi sülük tedavisinin daha pek çok hastalıkta kullanım alanı vardır. O nedenle kullanılmadığı hastalıkları sıralamak belki daha doğru olacaktır. Kansızlıklarda, hemofili gibi kan pıhtılaşma problemlerinde, aktif kanamalı hastalarda, kan sulandırıcı ilaç kullananlarda, gebelikte ve emzirme dönemlerinde sülük tedavisi uygulanamaz. Yine herkesin şunu çok iyi bilmesi gerekir ki bir sülük sadece bir defa kullanılır ve hastalar arasında sülük alışverişi asla yapılamaz. Ayrıca bu konuda hijyenik kurallara itinayla dikkat edilmelidir.
Şu hadis-i şerifi de asla unutmamalıyız: “SÜLÜK TEDAVİSİ BİR ŞİFA KAYNAĞIDIR.” Bu hadis-i şerifin kaynakları da şunlardır: 1- Nihaye 3/290; Harbi 3/1217, 1221; Kübra 9/346; E.Davud Merasil s.182; F.Kadir 3/495; E.Nuaym vr.35b 72a.; İ.Ebi Şeybe 6/424. 2- Bağdadi s.83-84. 3- Kayyim s.354-55.

TÜRKİYE’DE KAYNAK ÇOK ANCAK KULLANIM YETERSİZ
Almanya’da 300’ü aşkın tıbbi sülük tedavi merkezi bulunmaktadır. Belçika, Fransa, Finlandiya, Hollanda, Rusya, Kanada, Amerika ve daha pek çok ülkede de sadece insanların değil aynı zamanda veteriner hekimliğin de uygulama alanı içindedir. Dünya sülük ihracatının çok önemli bir ülkesi Türkiye’dir, ancak tıp fakültelerinde doğal tıp dersleri bulunmaması nedeniyle maalesef bu mucizevi tedavi henüz ülkemiz hekimlerinin gündeminde layık olduğu yere gelememiştir. Kaynak : Kozmik Yaşam Dergisi, İstanbul, 2009

SÜLÜĞÜN SALGILADIĞI ENZİMLERDEN BAZILARI
-Kanın pıhtılaşmasını engelleyici (Hirudin )
-Pıhtılaşmasını engelleyici (Antiagregan)
-Oluşmuş pıhtıyı eritici (Fibrinolitik)
-Ağrı kesici (Analjezik-Antiromatizmal)
-Mikrop öldürücü (Antibakteriyel)
-Tansiyon dengeleyici (Antihipertansif)
-Kas gevşetici (Miyorelaksan)
-Bağışıklık sistemini düzenleyici (İmmun modulatör)
-Stres giderici (Anksiyolitik) etkilere sahiptir.

Ayrıca “Nörotrofik” etkiyle sinir hücreleri ve liflerinin tamir edilmesini hızlandırır.
Tıbbi Sülüğün güçlü antioksidan etkisi nedeniyle Koruyucu (Preventif) Tıpta da kullanımından bahsetmek gerekir. Yılda bir defa yapılan Sülük Tedavisi, o yıl içinde enfeksiyonlar başta olmak üzere birçok hastalığa karşı koruyucu etki göstermektedir.
Mikro cerrahide ve plastik cerrahide kullanımı yaygınlaşan bu hayvanlar özellikle mikro cerrahi uzmanlarınca “maden “ olarak tasvir edilirler.

TEDAVİ EDİCİ ÖZELLİKLERİNDEN BAZILARI
Hasta ve yara şekilleri ne olursa olsun Tıbbi Sülükler doğal iç güdüleri ve vücutlarında barındırdıkları enzimleri birleştirerek uyguladıkları tedavilerde aklınıza gelebilecek bir çok vakada başarılı sonuçlar elde etmektedirler. Sülük tedavisinin faydalı olduğu bazı alanlar …
Miğren ve her türlü Baş Ağrısı, Göz hastalıkları
İktidarsızlık, Cinsel güç arttırıcı etki ( Afrodizyak )
Üreme organı rahatsızlıkları ve Kısırlık
Varis
Sivilce, İrin, Egzema, Sedef
Epilepsi çeşitleri
Kulak hastalıkları
Yüksek tansiyon
Romatizmal hastalıklar
Kalp ve Damar hastalıkları
Felç, Kısmi felç
Kollestrol
Troid ‘e bağlı şişmanlık
Hormonel bozukluklar ve buna bağlı şişmanlık
Astım ve Bronşial hastalıklar
Kangren, Yanık vakaları,
Hemoroid (Bagsur), İyileşmeyen yaralar ve Ameliyat izleri
Ve daha bir çok hastalıkta kullanılmaktadır…

Sülük tedavisinde Uygulanması sakıncalı olan hastalıklar var mı ?
Sülük tedavisi uygulamasında dikkat edilmesi gereken noktaların başında hastanın anemi (kansızlık) sorununun olmaması, kanı sulandırıcı ilaç kullanmıyor olması, pıhtılaşmaya engel bir hastalığının bulunmaması ve vücudunda aktif bir kanama odağının bulunmaması son bir ay içinde mide-barsak kanaması gibi bir hastalık geçirilmiş olması,

cerrahi işlemlerin öncesi ve sonrası Ayrıca diyalize girmekte olan hastaların vital bulguları çok değişken olduğundan Sülük Tedavisi uygulanmaz. Gebelerde ve emziren annelerde, kontrolsüz diyabet hastalığı veya kalp yetmezliği olanlarda da sülük tedavisi uygulanmaz.

Tedaviden sonra nelere dikkat etmem gerekir ?
Tedaviden sonra hastanın istirahat etmesi, çok sıcak yada çok soğuk ortamlardan kaçınması, kanı sulandırıcı ilaç kullanmaması ve bol sıvı alması gerekmektedir.